Rezervasyon İçin
0242 212 10 36
satis@artemisprincess.net

ALANYA

ALANYA

Alanya Kuzeyinde Toros Dağları Güneyinde Akdeniz’in bulunduğu küçük bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Antik çağda Pamfilya ve Klikya arasındaki çizgide yer aldığı için pazen Pamfilya bazen de Klikya olarak anılmıştır.
Alanya yat limanı gerek kapasitesi gerekse imkanları ile dünyanın dört bir yanından yat tutkunları için uğrak nokta konumuna gelmiştir. Temizliği ile de dikkat çeken yat limanı yerli ve yabancı çok sayıda turiste hizmet veririken aynı zamanda çeşitli organizasyonlara da ev sahipliği yapmaktadır.

Uluslar arası Alanya limanı da Türkiye de yüksek yolcu kapasiteli büyük gemilerin yanaşabildiği sayılı limanlar arasında yer almaktadır.

Kentin sembolü olan sekizgen planlı yapı Kızılkule,13. yüzyıl Selçuklu eseridir.
İnşaat sırasında belli bir yükseklikten sonra taş blokları kaldırmak güç olduğu için üst kısmı pişmiş kırmızı tuğlalarla yapılmış ve bu nedenle Kızılkule adını almıştır.
Kule denizden gelecek saldırılara karşı limanı ve tersaneyi korumak amacıyla yapılmış ve yüzyıllar boyunca askeri amaçla kullanılmıştır.

Surlarının uzunluğu 6.5 kilometreyi bulan Alanya Kalesi, denizden 250 metreye kadar yükselen yarımada üzerindedir.
Kandeleri adıyla da bilinen Alanya yarımadasındaki yerleşim, Helenistik döneme kadar inmekle birlikte günümüze kalan tarihi dokusu 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. Kale, 1221 yılında kenti alıp yeniden inşa ettiren Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Kalenin 83 kulesi ve 140 burcu vardır.
Yarımadanın zirvesinde açık alan müzesi olarak değerlendirilen içkale bulunmaktadır.
Sultan Alaaddin Keykubat sarayını burada yaptırmıştır.
Ayrıca kaleye çıkan yol üzerinde ve limana egemen yamaçlarında restoran ve kafeteryalar vardır.
Kale taşıt trafiğine açıktır. Yürüyerek ise yaklaşık 1 saatte çıkılabilir.

Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın kenti almasından altı yıl sonra Kızılkule’nin yakınında 1227’de yapımına başlanmış olan tersane bir yılda bitirilmiştir.

Tersane için seçilen yer, gün ışığından en fazla yararlanılacak şekilde planlanmıştır.

Damlataş Mağarası, Alanya'nın içinde ve deniz kıyısında bulunmaktadır. Merkeze 3 km. uzaklıktadır.
Toplam uzunluğu 30 m. olan mağara; kuru ve yatay mağara tipindedir. 200 m'lik bir alanı kaplamaktadır. Çok sayıda sarkıt ve dikitin eşsiz bir görüntü verdiği mağara, 15 m. yüksekliktedir.

Doktor ve kimyagerlerden oluşan ekibin incelemelerinden sonra mağaranın astıma iyi geldiği tespit edilmiştir.

Alanya Müzesi 1967 yılında hizmete açılmış olup , Alanya merkezinde Damlataş plajı yakınındadır.

İki seksiyonun bulunduğu müzede ; Alanya ve çevresinden derlenen Etnoğrafik nitelikli eserler ile Anadolu Kronolojisini ortaya koymak amacıyla Anadolu Medeniyetleri Müzesinden getirilen arkeolojik eserlerin yanı sıra bölgeye ait eserler sergilenmektedir.

Alanya Müzesinin simgesi durumundaki Herakles heykeli için de ayrı bir salon bulunmaktadır.
Atatürk Evi Ve Müzesi, Alanya'daki tarihi sivil mimarlık örneklerinden biridir. Evin ilk katında Kurtuluş savaşı ve cumhuriyetin ilk yıllarına ait Atatürk'ün bazı fotoğrafları sergilenmektedir.
Syedra, Alanya'nın 20 kilometre doğusundadır. Alanya Arkeoloji Müzesi'nin yaptığı kazı çalışmaları sonunda kent tarihinin M.Ö. 7. yüzyıla kadar uzandığı sanılmaktadır.

Geniş bir alana yayılan kentin güneydoğusunda 10 metre genişliğinde 250 metre uzunluğunda sütunlu cadde uzanmaktadır.

Kentin öteki mekanları arasında tapınak, tiyatro, akropol, nekropol, agora ve konut kalıntıları sayılabilir.

Dim Mağarası, Türkiye'nin en güzel mağaralarından biridir. Mağara içinde sarkıt, dikit, sütun, perdemakarna ve duvar oluşumları olarak çok süslü ve zengindir. Alanya'ya 11 Km. ve çevrenin piknik yerleri ve ormanlarla kaplı olması nedeniyle ziyaretçi akınına uğramaktadır. Mağara yıl boyunca ziyarete açıktır.
Dim Çayı boyunca dere yatağına su içine yerleştirilmiş bir çok masa ve kıyılarda dere içi kır lokantalarına rastlanıyor. Piknik alanlarında taşlara, otlara, çiçeklere basan ayaklarınız burada buz gibi suya temas ediyor.
Alara Kalesi’ne 800 metre uzakta bir düzlükte ve Alara Çayı kıyısında alara han bulunmaktadır.
Tümüyle kesme iri taşlarla 2 bin metrekare üzerine kervansaray olarak inşa edilmiştir. 1231 yılında yapılan han birkaç yıl önce onarılmış ve bugün restoran ve alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır.
Alara Çayı’nın kenarındaki küçük kır lokantalarında da yemek yenilebilir ve servis yapılıncaya kadar çayda yüzülebilir.
Cleopatra plajı Damlataş Plajı’nın devamı olarak yaklaşık 2 kilometre uzunluğundadır. Mavi Bayraklıdır. Deniz ve plaj kumdur. Geniş bir kumsalı vardır.
Alanya’nın en gözde plajıdır; yaz aylarında on binlerce kişiyi ağırlar.

Mavi ile yeşilin her yerde birbirine karıştığı kusursuz bir güzellik Alanya.

Alanyada güneşin batışı yeni bir yaşamın müjdesini veriyor ve gece yaşamı güneş yeniden doğuncaya kadar sürüyor.

Barlar, diskotekler kendini genç hisseden herkesi ağırlıyor.

Gökyüzündeki yıldızlar bile dans ediyor. Ortaçağ kalesinin görkemli surlarını aydınlatan sarı ışık, insanı alıp başka bir zaman boyutuna götürüyor.

Dans, müzik ve eğlencede sınır yok. İskelede, çarşı içinde barların kapılarından en hızlısından en romantiğine kadar adım başı farklı bir müziğin sesi geliyor.

Hayat Alanya’da gece gündün aralıksız devam ediyor.

Copyright © 2017 Artemis Princess, All rights reserved.